F L U A I

Loading

Pandemi başlayalı neredeyse bir yıl olmasına rağmen henüz ne COVID-19 ne de araştırmalarının güncellemeleri hakkında konuştuğumuzu fark ettik. Dolayısıyla bu hafta COVID-19 hakkında konuşma zamanı. Konuşacaklarımızın kısa özeti:

  1. COVID-19’un kısa tarihçesi
  2. 11 Ocak 2021 tarihli Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan COVID-19 hakkındaki haftalık örgütsel güncelleme
  3. Bilgi kirliliği ve bunun için ne yapabileceğimiz

Takvimler 31 Aralık 2019’u gösterdiğinde Çin Halk Cumhuriyeti’nde sebebi bilinmeyen pnömoni vaka sayıları artmaya başladı. Ocak’ın 3’ünde Çin Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) vakaların detaylarının sunulmasına kadar DSÖ çoktan Özel Durum Yönetim Destek Ekibi’ni (Incident Management Support Team) acil durum yanıt mevzuatına göre aktive etmiş ve bunun yanında GOARN partnerlerini de küme vakalara yönelik uyarmıştı. Bundan 6 gün sonra, 6 Ocak 2020 tarihinde DSÖ tarafından yapılan açıklamayla Çin yetkililerinin bu salgının sebebi olarak yeni koronavirüs olarak belirlediği öğrenildi.

11 Mart’ta DSÖ COVID-19’un bir pandemi olarak değerlendirilebileceğini söyledi ve her ülkeyi bütüncül olarak aksiyon almaya ve yalnızca halk sağlığının değil her sektörün bu pandemiden etkilenebileceğini söyleyerek uyardı. Ayrıca pandeminin gidişatının ülkelerin aksiyonlarıyla şekilleneceğini de hatırlattı. Bundan sonra “tespit, test, izolasyon, takip ve seferberlik” vurgularını uzunca bir süre duyacaktık.

Pandeminin deklare edilmesinden beri yayılımı önlemek, eğriyi düzleştirmek, kendimizi ve sevdiklerimizi güvende tutabilmek adına olabildiğince evde kalmaya çalıştık. Sağlık çalışanları, biyomühendisler, araştırmacılar ve pek çok sektörden daha birçok meslek sahipleri COVID-19’un etkilerini en aza indirgemek için olağanüstü biçimde çalışıyorlar. Kasım 2020’nin başından beri aşılar hakkında umut verici gelişmeler duyuyoruz. Bunlardan bazıları ise çoktan birkaç ülkeye dağıtılmış durumda. Her ne kadar aşılar pandeminin bitmesine yönelik umut verici olsa da pandeminin ciddiyetini henüz yitirmediğini ve COVID-19’un mutasyona uğraması, bağışıklık tepkileri ve tedavisine yönelik hala yeterli bilgiye sahip olmadığımızı hatırlatmakta fayda var. Bundan dolayıdır ki hala evde kalıyoruz, çıkmamız gerektiğindeyse fiziksel mesafemizi koruyup maske takıyoruz.

2020 yılı ile değişen yeni normal yeni yıl kutlaması 🙂

11 Ocak 2021 itibariyle 88 828 387 kayıtlı vaka ve 1 926 625 kayıtlı ölüm bulunmakta. Acil durum hastanelerde, hükümet politikalarında ve dürüst olmak gerekirse her yerde devam etmekte. Bununla beraber gelen yeni bir pandemiden söz etmek mümkün: bilgi kirliliği. COVID-19’un neredeyse bir zorunluluk gibi beraberinde gelen bilgi kirliliği toplumumuza verebileceği zarar bakımından oldukça bilinçli olmamız gereken bir konu. Bunun için Dünya Sağlık Örgütü tarafından başlatılan “Infodemic Response” isimli kampanyanın imzacısı olabilirsin. Ayrıca eksik ve yanlış bilgi kirliliği hakkında da daha fazla bilgiye sahip olabilirsin:

https://www.who.int/news/item/11-12-2020-call-for-action-managing-the-infodemic 

COVID-19 hakkında eğitilmek ve bilgi edinmek istiyorsan yine DSÖ tarafından hazırlanan açık erişimli online kurslara OpenWho.org sitesinden kayıt olabilirsin.

Sizleri FluAI hakkında da bilgilendirmezsek olmaz. App Store ve Google Play üzerinden indirebileceğiniz uygulamamızı çıkışından beri geliştirmek adına çalışıyoruz. Şu ana kadar uygulamamızdan keyif aldığınızı biliyoruz ve desteğinize müteşekkiriz. Güncellemeler için takipte kalabilirsiniz, haftaya görüşmek üzere.

References:

  1. WHO. (2021). Timeline: WHO’s COVID-19 response. Retrieved 11 January 2021, from https://www.who.int/emergencies/diseases/novel-coronavirus-2019/interactive-timeline#event-110 
  2. Weekly Operational Update on COVID-19 11 January 2021, https://www.who.int/publications/m/item/weekly-operational-update-on-covid-19—11-january-2021

Yazar

Elif Başak Alço

PM & CLINICAL TEAM

Related Post

Leave a Comment