F L U A I

Loading

Antimikrobiyal direnç, bakteri, virüs, parazit ve mantar gibi mikroorganizmaların bir zamanlar iyi çalışan tedavileri etkisiz hale getirme becerisidir. 

Antimikrobiyal direncin nasıl çalıştığını anlamak için bu olgunun asıl nedenini öğrenmek gerekir. Bir mikroorganizma belirli bir ilaca çok sık maruz kaldığında, verilen ilaca karşı savaşmak için yeni özellikler geliştirebilir. Sonuç olarak, ilaçlar, belirli bir mikroorganizma ve onun neden olduğu hastalığa karşı etkisiz kalır. Basit enfeksiyonları tedavi edememenin yanı sıra, kemoterapi ve organ nakli gibi tıbbi prosedürler de etkisiz antimikrobiyal ilaçlar ve dirençli mikroorganizmalar nedeniyle yüksek riskli hale gelir. 

Mikroorganizmalar ülke sınırlarıyla sınırlandırılamadığından ötürü, dirençli olanlar ülkeler arasında seyahat edebilir ve tüm dünyayı tehdit edebilir. Bu durum onu küresel bir sağlık sorunu haline getirir. Bu yüzden, bu tehdite karşı küresel bir hareket sağlanmalıdır. 

Artan antimikrobiyal direnç döneminde, bu tip ilaçların aşırı ve yanlış kullanımı bu tehdidi körükler. Bunun söz konusu olduğu durumlar; grip ve soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlara sahip kişilerin doktor reçetesi olmadan antimikrobiyal ilaç kullanması ve hayvanların hızlı gelişmesi için bu tip ilaçların hayvancılıkta kullanılmasıdır. Bu yüzden, herhangi bir antimikrobiyal ilaç almadan önce doktora görünmek çok önemlidir. Kısacası, bilinçli ilaç kullanımı bu olguya karşı verilecek olan savaşın temelini oluşturur. 

Direnç geliştiren mikroorganizmalara, mevcut ilaçlarla kolayca tedavi edilemedikleri için “süper böcekler” de denir. Yapılan araştırmalar, yakın gelecekte birçok enfeksiyon için elimizde etkili antimikrobiyal ilaç kalmayacağını söylüyor. Bu da, antimikrobiyal direnç sorununun ne kadar ciddi olduğunu ve hayatımızı etkilemeye nasıl devam edeceğini açıkça gösteriyor. 

Fakat her zaman bir çözüm vardır ve bu çözüm bireysel düzeyde başlar. Öncelikle, antimikrobiyal ilaçları kullanma konusunda her birey dikkatli olmalıdır. Doktora görünmeden bu tip ilaçları kullanmamalı ve önerilen süreden önce kullanmayı kesmemelidir.

Bu süreçte, ulusal ve uluslararası eylemler, bireysel eylemler kadar önemlidir. Antimikrobiyal ilaç kullanımı hakkında düzenlemeler, ülkelerde iyi çalışan bir sağlık sisteminin önemli bir parçası olmalıdır. Ayrıca halk da bilinçlendirme aktiviteleriyle bu konuda eğitilmelidir. Bireysel eylemlerimiz, daha geniş çaplı olan ulusal ve global düzeydeki eylemlerle birleştiğinde, antimikrobiyal direnci bitiren nesil biz olabiliriz! 

Sonuç olarak, antimikrobiyal direnç tüm dünyada artan bir tehdit ve bunun çözümü için herkes kendine düşen görevi yerine getirmeli.. 

Aykut Uçar

Yeditepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Related Post

Leave a Comment